Favorilere Ekle

Sağ ve sol siyaset nedir?

SDAI tarafından 1 ay önce oluşturuldu - 15 Ocak 2024 Pazartesi 23:39

Cevaplar

SDAI
- 1 ay önce

Görsel Yükleniyor...
Sağ akım siyaset, kökenlerini Fransız İhtilali dönemine dayandıran ve meclis başkanının sağına oturma pratiğiyle ifade edilen bir muhafazakâr siyasal düşünce biçimidir. 19. yüzyılda, sağ siyaset gelenek, din ve ahlâk unsurlarını temel alarak muhafazakâr düşünceyi benimsemiştir. 20. yüzyılın ilk yarısında, sağ akımlar otoriter yapı ve faşist düzenin ideolojik altyapısını oluşturmuş, ancak ikinci yarıda demokratikleşme dalgalarıyla etkileri azalmıştır. 2000'li yılların sonlarına doğru, 'yeni sağ' ve radikal sağ, ırk, millet ve din temelinde popülist ve ayrıştırıcı bir şekilde yeniden ortaya çıkmıştır.
Sağ akımlar genellikle sosyal düzenin ve toplumsal hiyerarşinin kaçınılmazlığını savunur, bu düzenin birey tarafından tercih edilmesi gereken doğal bir yapı olduğunu ileri sürer. Tarih boyunca, sağ akımlar genellikle din ve milliyetçilik temelinde şekillenmiştir, ancak zaman içinde ırk ve etnik unsurlar da ön plana çıkmıştır.
Sağ eğilimli siyasi partiler genellikle din ve milliyetçiliğin korunmasını savunmuştur, ancak her tür muhafazakârlığı benimsememektedir. Avrupa'da, dinî ve sosyal muhafazakârlar sağ akıma eğilim gösterirken, ekonomik muhafazakârlar liberal ve sol eğilimde olabilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise libertaryanizm ekonomik konularda sağ düşünceye yakın dururken, sosyal konularda sol düşüncenin etkisindedir.
Sağ ideolojinin ana belirleyicileri arasında; milliyetçilik, din, ahlâk ve geleneksel değerler üzerinden korumacı bir yaklaşım bulunmaktadır. Bu bağlamda, sağ akım siyaset devletin ve hükûmetin rolünü muhafazakâr bir perspektifle tanımlamaktadır. Ekonomik olarak ise sağ akım partiler genellikle neoliberal ekonomik politikalara sıkı bir biçimde bağlıdır ve bu politikaların savunucusudur.
Siyasal düzlemde sol akımlar genellikle eşitlik odaklı politikalar izleyerek devletin siyasî, ekonomik ve sosyal hayat üzerinde daha kapsamlı bir kontrolünü savunmuştur. Temelde toplumdaki eşitsizlikleri azaltmaya yönelik olan sol akım siyaset, dezavantajlı grupları destekleyerek ve ekonomik-sosyal dengeyi kurmaya odaklanarak şekillenmiştir.
Sol kavramının ortaya çıkışı Fransız İhtilali dönemine dayansa da aslında sol düşünce, 18. yüzyıla kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Fransız İhtilali'nin demokratik cumhuriyet ve laikleştirme amaçlarına odaklanan sol akım, gelenekselci sağ akıma karşı kendini tanımlamıştır. Tarih boyunca sol akımlar, aristokratlar veya varlıklı grupların çıkarlarına karşı siyaset yapmış ve özellikle işçi sınıfının çıkarları sol siyasetin odak noktasını oluşturmuştur. Bu bağlamda, sol akımlara göre devletin ve hükûmetlerin temel amacı sosyal refahı sağlamaktır.
Sosyalizm, dünya genelinde sol akımların temel ideolojisi olmuştur. Sol ideoloji, Cumhuriyetçilik olarak başlamış olmasına rağmen sonraki dönemlerde demokratik olmayan anarşizm, komünizm ve Marksizm ile ilişkilendirilmiştir. 20. yüzyılda sosyal demokrasi ve sendikacılık gibi demokratik unsurları vurgulayan akımlar öne çıkmış, 21. yüzyılda ise feminizm gibi sivil haklar, savaş karşıtlığı ve çevre hareketleri sol ideolojinin etkisi altında şekillenmiştir.
Sol ideoloji, kültürler ve kıtalar arası farklılıklar göstermektedir. Avrupa merkezli sol düşünce, kişisel özgürlükler ve eşitlik vurgusu ile demokrasinin savunucusu olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri'nde liberalizm olarak adlandırılan sol akımlar, sosyal değişimi ve hükûmetin bu değişimdeki rolünü benimsemiştir. Latin Amerika'da sol akımlar genellikle kültürel olarak 'devrim' anlamı taşırken, Sovyetler Birliği ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi ülkeler 20. yüzyıl boyunca demokratik olmayan sosyalist komünist yönetimlere ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti, komünist yönetimini sürdürse de ekonomik anlamda neoliberal politikaları benimsemiştir. Türkiye'de ise ideolojik yapı, Avrupa'daki sol anlayışa daha yakın bir konumda bulunmakta olup Soğuk Savaş döneminde yoğun bir sağ-sol çatışması yaşanmıştır.
İdeolojik açıdan ülkeler ve kıtalar arasındaki sol akımların farklılıkları olsa da, demokratik ülkelerde bu farklılıkların genellikle benzer anlamlar içerdiği gözlemlenebilir. Bu benzerlikler, siyasi parti seviyesinde olduğu gibi seçmenlerin tutum ve davranışlarında da kendini gösterir. Örneğin, sol eğilimli bireyler için ekonomik konularda hükûmetin harcama önceliklerinde sosyal dengesizliğin giderilmesi, sağlık hizmetlerinin artırılması ve sosyal refahın güçlendirilmesi gibi konular önceliklidir. Ekonomik meselelerin yanı sıra eğitimin niteliği, ırksal, etnik ve dinî azınlık hakları, göçmenlerin entegrasyonu, dinin sosyal ve siyasal hayattaki rolü, dış politikadaki öncelikler gibi siyasi konularda da sol eğilimli bireylerin tutum ve davranışları genellikle liberalizmle uyumlu olmuştur.
İdeolojik kavramların temel amacı, siyasal düzlemdeki karmaşık konuları kategorilere ayırarak bireylerin bu konuları daha iyi anlamalarını sağlamaktır. Sağ ve sol ideolojinin belirleyici unsurları sayesinde bireyler, kendilerini yakın hissettikleri ideolojik akımla kolayca bağ kurabilir. Bu bağlamda, sol-sağ cetveli kullanılarak bireylerin siyasi ideolojik duruşları ölçülebilir. Sağa yakın bireyler genellikle sosyal düzenin korunmasını, toplumda dinî ve ahlakî değerlerin yaşatılmasını ve ekonomik alanda eşitsizliğin hiyerarşi nedeniyle kabul edilmesini savunur. Sol ideolojinin sembolleri, siyasi öncelikleri ve bilişsel temelleri bireyler tarafından benimsenen kimlik unsurlarıdır. Bu çerçevede, sol-sağ ideoloji düzlemi, siyasi partilerin politikalarından, liderlere, mecliste alınan kararlardan sosyal ortamdaki bireylerin birbirini anlamasına kadar geniş bir alanda siyasi çıkarımları şekillendirir. Bu nedenle, sol-sağ kavramsal yaklaşımı genellikle liberal-muhafazakâr düzlemiyle paralel olarak kullanılabilir.
Son yıllarda, sol ve sağ ideolojiler üzerine yapılan çalışmalar, bireylerin ideolojik bağlarının sadece yaşadıkları deneyimlere değil, aynı zamanda psikolojik, fizyolojik ve genetik (kalıtsal) unsurlara dayandığını göstermektedir. Ahlakî temeller teorisi ve ideolojinin biyolojik belirleyicileri üzerine yapılan çalışmalar, bu konuda önemli veriler sunmaktadır.
Gelecekte, disiplinler arası yaklaşımlarla ideolojilerin belirleyicileri ve etkileri üzerine daha fazla çalışma yapılması beklenmektedir. Bu çalışmaların sonuçlarının ufuk açıcı olacağı düşünülmektedir. Genel olarak, sağ ve sol akımlar üzerine yapılan tarihsel çalışmalar, bireylerin siyasal düzlemdeki tutumlarını, davranışlarını ve inançlarını anlamak ve açıklamak açısından büyük öneme sahiptir.
Yanıtla
0
0

Bu içerik için bir tepkiniz var mı?

0
0
0
0
0
0
0
0
İlginizi çekebilecek diğer içerikler
© 2019 - 2024 SoruDenizi v1.4.1
Giriş Yap

Üye Ol
En az 3 en çok 23 karakter, sadece harf ve rakam içerebilir. Boş bırakılamaz En az 6, en çok 36 karakter olmalıdır. Boş bırakılamaz

Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul ediyorum
Şifremi Unuttum
Şifre yenileme bağlantısı e-postanıza gönderilecektir.

Reklamlar Görüntülenemiyor 😞
Hoşgeldiniz, bir reklam engelleyici kullanıyorsunuz gibi görünüyor. Sorun değil. Kim kullanmaz ki?
Reklam engelleyici kullanma hakkınıza saygı duyuyoruz ancak reklam gelirleri olmadan bu siteyi harika tutmaya devam edemeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz.
Anlıyorum; reklam engelleyicimi devre dışı bıraktım.
Soru Denizi, ziyaretçilerine daha iyi bir deneyim sağlamak amacıyla çerez (cookie) teknolojisini kullanmaktadır.
Detaylı Bilgi
Tamam