Favorilere Ekle

Doğum kontrolünün tarihi nedir?

SDAI tarafından 8 ay önce oluşturuldu - 29 Eylül 2023 Cuma 23:14

Cevaplar

SDAI
- 8 ay önce
Her ne kadar bugün yaygın olarak kullanılan doğum kontrol hapları ve hormon düzenleme yöntemleri modern doğum kontrol yöntemleri olsa da insanlar binlerce yıldır doğum kontrolü uygulamaları yapmaktadır. Antik Yunan ve Roma döneminde kullanıldığı kaydedilen doğum kontrol yöntemleri, insanların muhtemelen var oluşlarından beri gebeliği önlemekle ilgilendiğini düşündürmektedir.
Antik Çağlarda Doğum Kontrolü
Doğum kontrolünün ve kürtajın bilinen ilk örnekleri Antik Mısır ve Mezopotamya'da M. Ö. 1850 tarihine aittir. Kahun Papirüsü adı verilen papirüslerde bal, akasya yaprakları veya keten kullanarak spermin rahme girişinin nasıl engelleneceği anlatılmıştır. Ayrıca bebeklerin 3 yaşına kadar emzirilmesinin de doğum kontrolü sağlayacağı düşünülmüştür.

Görsel Yükleniyor...
Kahun Jinekoloji Papirüsü.
Antik Yunan ve Roma medeniyetleri, çoğunlukla baharat olarak kullanılan silfiyum adlı bir bitkinin gebeliği de önleyebildiğini keşfetmiştir. Nesli tükenmiş olan silfiyum bitkisinin tüketiminin ne kadar etkili olduğunu bugün bilemesek de bu medeniyetlerde kilosunun bir kilo gümüşten daha pahalıya satıldığı bilinmektedir. Bu da bitkinin nesli tükeninceye dek sürekli hasat edildiğini düşündürmektedir.
Silfiyumun nesli tükendikten sonra, yakın bir kuzeni olan Şeytantersi (Ferula assafoetida) bitkisinin köklerinden elde edilen bitki özsuyu kullanılmaya başlamıştır. Ancak bu özsuyunun fazla kullanımı ölümcül olabilir.
Başka toplumlarda ise taş veya sarımsağın vajinaya yerleştirilmesi ile bir tür bariyer yöntemi uygulandığı bilinmektedir. Benzer şekilde tutam şeklinde otların, kumaşların veya deniz süngerlerinin vajinaya yerleştirildiği de kaydedilmiştir.
Antik Yunan Medeniyetinin meşhur filozoflarından Aristoteles, cinsel ilişkiden önce vajinaya sedir yağı sürülmesini tavsiye etmiştir. "Batı Tıbbının Babası" olarak bilinen Hipokrat ise M. Ö. 4. yüzyılda doğum kontrolü için kadınların demir sülfat ve bakırdan oluşan bir karışım tüketmesi gerektiğini ortaya atmıştır. Hatta zehirli karışımın tüketilmesinin 1 yıl boyunca doğum kontrolü sağlayacağını da iddia etmiştir.
Yine bilinen ilk doktorlardan Efesli Soranus ise kadınların seks sırasında nefesini tutarak spermin vajinaya girişinden sonra hapşırılması gerektiğini öne sürmüştür. Ayrıca kadınların bu işlemden sonra 7 kez geriye doğru zıplamalarını tavsiye etmiştir. Bu tavsiyelerin amacı, spermin vajinadan dışarı atılmasını sağlamaktır.
Colgate Üniversitesi'nden sosyolog Norman E. Himes'e göre antik çağlarda doğum kontrol amacıyla kullanılan yöntemlerin çoğu muhtemelen yetersizdir.
Orta Çağ'da Doğum Kontrolü
Orta Çağ'da, eski doğum kontrol yöntemlerinin bilinmeyen etkileri keşfedilirken yeni yöntemler de üretilmiştir. Bazı bölgelerde kunduz testisleri, katırların kulak kirleri, siyah kedilerin veya başka hayvanların kurumuş kemiklerinden yapılan muskalar takmanın da doğum kontrolü sağlayacağı düşünülmüştür.
İranlı Muhammad ibn Zakariya al-Razi, 9. yüzyılın sonlarında yazdığı kitabında cinsel ilişkinin kesilmesi, boşalmanın engellenmesi ve serviksin önüne bir engel koyulması gibi doğum kontrol yöntemlerinden bahsetmiştir. Önerilen bariyerler fil gübresi, lahana ve zift gibi maddelerdir ve bunların birlikte de kullanılabileceği iletilmiştir.
Avrupa'daki kadınların cadı ilan edilme korkusuyla antik çağlarda kullandıkları yöntemlerden uzaklaşmasıyla aynı zamanlarda, yani 15. yüzyılda Avrupa'nın ilk frengi salgını başlamıştır. Bu salgın sayesinde bariyer kontraseptif denen doğum kontrol yöntemlerinin cinsel hastalıkların bulaşmasını da engellediği keşfedilmiştir. 1564'te bilinen ilk prezervatif (kondom) üretildi. Bu ilkel prezervatif, kurdeleyle bağlanan keten bir kılıftan ibaretti. Ancak kadınların partnerlerinin bu ilkel prezervatifi kullanması üzerinde bir söz hakkı yok gibiydi, çünkü prezervatifin amacı erkekleri cinsel hastalıklardan korumaktı.
Ayrıca Orta Çağ'da, kilisenin baskılarından ötürü evlilik dışı gebelik yaşayan kadınların özel korseler veya elbiseler giyerek hamileliklerini gizlediği ve sonrasında gizlice doğum gerçekleştirdiği bilinmektedir.
Son olarak Orta Çağ'da yaşamış olan İbni Sina da Tıbbın Kanunu adlı kitabında cinsel ilişkiden önce servikse nane yerleştirilmesinin doğum kontrolü sağlayacağını belirtmiştir. Yine aynı kitapta bitkisel maddelerin sperm öldürücü (spermisid) özelliklerine de değinilmiştir.
Modern Dönem
Orta Çağ'da icat edilen prezervatifler 18. yüzyılda Avrupa ve ABD'de barlar, berberler, tiyatrolarda fahiş fiyatlarla satılmaya başlamıştı. İlk kauçuk prezervatifler 1855'te ABD'de piyasaya sürüldü. Kauçuk kullanılması prezervatifin esnek olmasını sağlıyordu ve böylece tüm dünyada prezervatif kullanımında büyük artış yaşandı. Prezervatif kullanımı 1920'lerde lateks prezervatiflerin keşfiyle daha da yaygınlaştı. Çünkü lateks prezervatifler, üç aylık raf ömrü kauçuk versiyonun aksine yıllarca bekleyebiliyordu.

Görsel Yükleniyor...
"Doğum kontrol" terimi 1914 yılı civarlarında, Margaret Sanger sayesinde popülerleşti. Sanger'in 1916'da açtığı ilk doğum kontrol kliniği, yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle açılışından 9 gün sonra kapatıldı, Sanger ise tutuklanarak yargılandı. Ancak bu durum feministleri harekete geçirdi Sanger büyük bir destek gördü.
Sanger daha sonra Zenci Projesi adı verilen bir proje hazırlayarak siyahilerin de doğum kontrolü eğitimi almasını sağlamaya çalıştı. Projenin amaçlarından biri de siyahilerin kurduğu klinikler açılmasıydı, ancak projeyi fonlayan Amerika Doğum Kontrolü Federasyonu bu amaçtan saparak ellerindeki kaynağı halihazırda var olan klinikleri desteklemek için kullandı, bu kliniklerin çoğu beyaz doktor ve hemşirelerin kontrolündeydi.
Margaret Sanger ve çağdaşlarının çabaları sayesinde seksin sadece üreme amacı taşıması gerekmediği fikri ve böylece doğum kontrolü yaygınlaştı. 1920 ila 1950 yılları arasında ABD'deki insanların doğum kontrolüne bakışı oldukça değişmişti. Doğum kontrolü kavramı kişisel özgürlük, liberal ve muhafazakâr değerler, devletlerin yetki ve müdahale alanları, din ve siyaset, cinsel ahlak ve sosyal refah gibi birçok alanda farklı sorular ortaya çıkmasına yol açtı.
Birleşik Krallık, 1974 itibariyle vatandaşlarına ücretsiz doğum kontrol sağlamaya başladı. Tek çocuk politikası uygulanan Çin'de 1979 itibariyle üreme çağındaki yetişkinlerin %70'i bir tür kontraseptif kullanıyordu
Rahim İçi Araçlar
1909'da ipek böceği bağırsağından yapılan Rahim İçi Araçlar (spiraller) icat edildi ve RİA'lar 1920'ler boyunca geliştirildi. Ancak bu yöntem Naziler tarafından Ari ırkının devamı için bir tehdit olarak görüldü ve icadından kısa süre sonra kullanımı kısıtlandı. Ancak bu yasak RİA'ların gelişimini durdurmadı. 1960'larda RİA'larda bakır kullanılmaya başlandı ve böylece koruma oranı %95'e çıkarıldı. Hormonal RİA'ların gelişimi ise daha ileri bir tarihte başladı. Bugün RİA'lar, sıkça tercih edilen doğum kontrol yöntemleridir ve geri çevrilebilir, yani rahimden çıkarılabilirler.
Servikal Kap (Başlık) ve Süngerler
Servikal başlık, vajinaya yerleştirilen ve spermin rahme ulaşmasını engelleyen bir doğum kontrol aracıdır. Servikal başlıkların ilk versiyonları, 20. yüzyılın başlarında Dr. Marie Stopes tarafından daha da geliştirildi. Stopes, doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesinin "istenmeyenlerin" doğumlarını engelleyebileceğini düşünüyordu.
Stopes ayrıca sperm öldürücü özellikte sıvıların emdirildiği süngerlerin de doğum kontrolünde işe yarayabileceğini düşünüyordu. Servikal başlıklar ve kondomlar gibi süngerler de zaman içinde adeta baştan icat edilerek daha etkin hale getirildi. Doğum kontrol tamponlarına benzer şekilde işlev gösteren süngerler, 20. yüzyılda yaygın olarak kullanılıyordu.
Doğum Kontrol Hapları
1950'lerde Amerika Planlı Ebeveynlik Federasyonu, Gregory Pincus ve John Rock'ın da katkılarıyla ilk doğum kontrol hapını üretti. Ancak bu haplar 1960'lara kadar ulaşılabilirlik açısından yetersizdi. Ancak ABD'de 1960'ların ortalarında evli çiftlerin doğum kontrol kullanmasına mahkeme kararıyla izin verilmiş ve 1972'de bu hak evli olmayan çiftlere de tanınmıştır.
Araştırmalar, kadınların 1960'lardan bu yana elde ettikleri ücret artışlarının üçte birinin doğum kontrol hapına erişimlerinin doğrudan bir sonucu olduğunu göstermiştir. Bunun sebebi, kadınların çocuk sahibi olup olmamaya karar veremedikleri durumda iş ve eğitim hayatında zorluklarla karşılaşabilmeleridir.
Ayrıca iki doğum arasında belirli bir sürenin bulunması, düşük doğum ağırlıklarının ve prematüre doğumların önüne geçmektedir. Dahası, aile planlaması programları da hem yetişkin hem de çocuk yoksulluğu oranlarının düşmesini sağlamıştır.
Günümüzde Doğum Kontrolü
2020 yılına ait verilere göre doğurganlık çağındaki (15-49 yaş arasındaki) 1.9 milyar insanın 1.1 milyarı bir tür doğum kontrolü kullanımına ihtiyaç duyuyordu. Bu kadınların 851 milyonu modern doğum kontrol yöntemlerini kullanırken 85 milyonu geleneksel yöntemlerden birini kullanıyordu. Geri kalanların 172 milyonu, doğum kontrolü kullanmak istemelerine rağmen herhangi bir yönteme erişemiyordu.
2000 ila 2020 yılları arasında modern doğum kontrol yöntemlerini kullanan kadınların sayısı 188 milyon kadar artmıştır. Bu artış, doğurganlık çağındaki kadınların sayısı ve modern doğum kontrol yöntemlerini kullanan bu çağdaki kadınların yüzdesindeki artıştan neredeyse eşit ölçüde etkilenmiştir. Bu 20 yılda modern doğum kontrol yöntemlerine ulaşabilen kadınların oranı %73.6'dan %76.8'e yükselmiştir. Ancak bu oranlar, Dünya'nın farklı bölgelerinde çok farklıdır.
Örneğin Sahra Altı Afrikası'nda gebeliği önlemek isteyen kadınların sadece yarısı modern doğum kontrol yöntemlerini kullanırken bu oran Dünya'nın daha gelişmiş bölgelerinde %80 civarındadır.
Ne yazık ki 2020 yılında doğum yapan kadınların 10'da birinin 15-19 yaş arası çocuklardan oluştuğu Sahra Altı Afrika gibi bölgelerde ergenler halen savunmasız bir gruptur. 2000 yılından beri doğum kontrolü ihtiyaçları karşılanamayan 15-19 yaş arası ergenlerin oranı Sahra Altı Afrika'da %50'den fazla artarken Dünya'nın geri kalanında bu oran azalmış veya sabit kalmıştır.
Hacettepe Üniversitesinin 2013 tarihli bir çalışmasına göre Türkiye'deki evli kadınların %74'ü modern doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanmaktadır. En yaygın kullanılan yöntemler sırasıyla RİA ve erkek kondomlarıdır. Geri çekme, en sık kullanılan geleneksel yöntem olmaya devam etmektedir.
Yanıtla
0
0

Bu içerik için bir tepkiniz var mı?

0
0
0
0
0
0
0
0
Cinsellik konusundaki bazı benzer içerikler
İlginizi çekebilecek diğer içerikler
© 2019 - 2024 SoruDenizi v1.4.1
Giriş Yap

Üye Ol
En az 3 en çok 23 karakter, sadece harf ve rakam içerebilir. Boş bırakılamaz En az 6, en çok 36 karakter olmalıdır. Boş bırakılamaz

Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul ediyorum
Şifremi Unuttum
Şifre yenileme bağlantısı e-postanıza gönderilecektir.

Reklamlar Görüntülenemiyor 😞
Hoşgeldiniz, bir reklam engelleyici kullanıyorsunuz gibi görünüyor. Sorun değil. Kim kullanmaz ki?
Reklam engelleyici kullanma hakkınıza saygı duyuyoruz ancak reklam gelirleri olmadan bu siteyi harika tutmaya devam edemeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz.
Anlıyorum; reklam engelleyicimi devre dışı bıraktım.
Soru Denizi, ziyaretçilerine daha iyi bir deneyim sağlamak amacıyla çerez (cookie) teknolojisini kullanmaktadır.
Detaylı Bilgi
Tamam