Favorilere Ekle

Bilinen ilk imparator kimdir?

SDAI tarafından 10 ay önce oluşturuldu - 1 Eylül 2023 Cuma 23:37

Cevaplar

SDAI
- 10 ay önce
İmparatorluk kelimesi, egemen otoritenin, ilhak yoluyla veya çeşitli gayri resmi tahakküm biçimleriyle bir dizi bölge ve halkı kontrol ettiği siyasi yapı anlamına gelir. Sözcük Latince imperare (buyurmak, komuta etmek) kökünden gelir.

Görsel Yükleniyor...
İnsanlık, birçok imparatorluğun doğumuna, gelişimine ve tarih sahnesinden çekilişine sahne olmuştur. Sümerlerin MÖ 3000’lerin başlarında harfleri tabletlere işlemeleriyle yazılı tarih başlamış ve bu tarihin kayıt altına alınan kısmında, bilinen ilk imparatorluk Akkadlar (MÖ 2334-2150) olmuştur.
İmparatorluk, bugün "bereketli hilal" olarak adlandırılan Mezopotamya ve Nil nehri bölgesi insanlık tarihinde birçok ilklere ev sahipliği yapmıştır. Bunlardan birisi de tarihte ilk imparatorluk sıfatıyla kendine yer edinen Sami kökenli bir yönetim yapısına sahip olmasıdır. İmparatorluk, Güney Mezopotamya’da bulunan Agede (Akkad) merkezlidir - ki isimleri de buradan gelmektedir. Devleti kuran ve imparatorluk haline getiren Sargon (MÖ 2334-MÖ 2279) bilinen ilk "imparator" unvanını almıştır.

Görsel Yükleniyor...
Akkad İmparatorluğu Yayılım Alanı
Şehir devletlerinden meydana gelen Mezopotamya’da kentlerin birbirini hakimiyet altına alma mücadelesi her zaman olmuştur. Ancak Akkad İmparatorluğu ile bölgede gerçekten siyasi birlik sağlanmıştır.
Akkadların mensup olduğu Sami gruplar, yüzlerce yıl Sümerler ile bir arada yaşamıştır. Sonraları kentlerde kalabalıklaşarak siyasi güç haline gelmişler ve bu bölgede hâkimiyet kurmuşlardır. Bu şehir devletlerinden Kiş hükümdarı Ur-Zababa’nın hizmetinde bulunan Sargon, krala karşı düzenlenen bir darbeye katılmış ve yönetimi ele geçirmiştir. Ardından birbirleriyle ihtilaf halinde olan Sümer Kent Devletlerine saldırmış ve bu devletleri kendine bağlamıştır. Sargon, Mezopotamya tarihinde bir ilke imza atarak, kent devletlerini ele geçirmekle kalmamış, buralara merkezden Akkadlı valiler atayarak merkezi yönetimi güçlendirmeye çalışmış ve fethedilen yerlerde Akkadcayı resmi dil haline getirerek, vergi de toplatmıştır. Böylece basit bir işgal ve yağmadan ziyade, imparatorluk hegemonyasını biat eden halklara hissettirmiştir.

Görsel Yükleniyor...
Sargon’a Ait olduğu Düşünülen Akkad Dönemi Gümüş Başlık
Sümer Kentlerini ele geçirmesinin ardından doğudaki komşusu Elamlar ile anlaşmış ve fetihlerini batı yönünde Toroslar'a oradan da Anadolu'nun içlerine kadar devam ettirmiş ve tekrar güneye yönelmiştir. Fetih rotasını bu şekilde çizmesinde, devletin yeraltı ve yer üstü kaynaklara olan ihtiyacı etkili olmuştur. Ayrıca Sargon’un bir diğer amacı da doğu-batı ticaret yollarını etkin bir şekilde kullanmak ve bu yolları korumaktı. Bu da orduyu sürekli hareket halinde tutup olası isyanların ve sınır ihlallerinin önüne geçmek ile mümkün olmuştur.
Bu noktada, Sargon’un fetihlerinde kullandığı ordunun mobilitesinin zamanının çok ötesinde olduğuna dikkat edilmelidir. Binlerce kişi ile yüzlerce kilometre sefer düzenlemek sıradan bir şehir devletinin altından kalkamayacağı bir donanım gerektiriyordu. Fetihlerine ilişkin bulunan bir kutlama yazıtında ordusuyla yürüyüşünden 34 zafer kazandığı ve kılıçlarındaki kanı denizde (Basra Körfezi'nde) temizlediklerinden bahsedilir. Yine başka bir yazıtta, "Her gün önünde 5400 insan yemek yerdi." yazılmıştır. Bunun, düzenli orduyu işaret ettiği tahmin edilmektedir.
Oğlu Rimuş tahtı devraldığında, imparatorluğun sınırları doğuda Karun Irmağı’ndan batıda Akdeniz'e, güneyde Basra Körfezi'nden kuzeyde Anadolu'ya kadar uzanmaktaydı. Sargon adının ölümsüzleşmesinin bir diğer sebebi ise Asur Kralı Asurbanipal’in kütüphanesinde bulunan kil tablette Sargon’a ait olan doğum efsanesidir:
" Sargon, büyük kral, Akkad (Agade) kralı, benim! Annem yüksek bir rahibe idi, babamı tanımadım. Babamın kardeş(ler)i dağlarda yaşardı. Şehrim Fırat'ın kıyısına kurulmuş olan Azupiranu’dur. Rahibe olan annem bana gebe kalmış ve gizlice beni doğurmuş. Beni kamış bir sepete koymuş ve sepetin kapağını zift ile sıvamış. Beni, suları üzerime yükselmeyen bir nehre bırakmış. Nehir bana yardım etti ve su çekicisi olan Akki’ye taşıdı. Su çekicisi olan Akki ibriğini daldırırken, beni sudan dışarı çıkardı. Su çekicisi olan Akki, beni bahçıvanı olarak tayin etti. Bahçıvan iken İştar bana aşkını lütfetti ve dört ve (…) yıl boyunca ben krallık alıştırması yaptım. Zapt ettiğim ve hükmettiğim siyah başlı (insanlar) Ulu dağları çentikli baltalarla fethettim. Yüksek dağların hepsine tırmandım. Dağ eteklerinin hepsini geçtim. Üç defa deniz topraklarına açıldım. Dilmun bana boyun eğdi, Cennetin ve yeryüzünün ulu duvarlarına tırmandım…"
Kil tablete göre Sargon’un annesi yüksek dereceden bir din görevlisidir ve anlaşılan yasak ilişkiden çocuk yapmıştır. Annesi onu bir sepete koyarak nehre bırakmış, su çekicisi Akki adlı biri onu bularak büyütmüş ve bahçesinde bahçıvan olarak çalıştırmıştır. Sonraki kısımlarda ise tahta çıkışı ve fetihlerinden bahsetmiştir. Burada nehirden gelen çocuk efsanesinin başta Tevrat’ta yer alan Musa'nın doğum hikayesi olmak üzere birçok Yakın doğu anlatısına kaynaklık ettiği düşünülmektedir.
Yanıtla
0
0

Bu içerik için bir tepkiniz var mı?

0
0
0
0
0
0
0
0
Tarih konusundaki bazı benzer içerikler
İlginizi çekebilecek diğer içerikler
© 2019 - 2024 SoruDenizi v1.4.1
Giriş Yap

Üye Ol
En az 3 en çok 23 karakter, sadece harf ve rakam içerebilir. Boş bırakılamaz En az 6, en çok 36 karakter olmalıdır. Boş bırakılamaz

Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul ediyorum
Şifremi Unuttum
Şifre yenileme bağlantısı e-postanıza gönderilecektir.

Reklamlar Görüntülenemiyor 😞
Hoşgeldiniz, bir reklam engelleyici kullanıyorsunuz gibi görünüyor. Sorun değil. Kim kullanmaz ki?
Reklam engelleyici kullanma hakkınıza saygı duyuyoruz ancak reklam gelirleri olmadan bu siteyi harika tutmaya devam edemeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz.
Anlıyorum; reklam engelleyicimi devre dışı bıraktım.
Soru Denizi, ziyaretçilerine daha iyi bir deneyim sağlamak amacıyla çerez (cookie) teknolojisini kullanmaktadır.
Detaylı Bilgi
Tamam