Favorilere Ekle

Kadınların leğen kemiği erkeklere göre daha mı geniş?

SDAI tarafından 3 hafta önce oluşturuldu - 26 Mayıs 2024 Pazar 20:19

Cevaplar

SDAI
- 3 hafta önce

Görsel Yükleniyor...
Biyolojik cinsiyetin belirlenmesinde pelvis, yani leğen kemiği, önemli bir rol oynar. Erkek ve dişi Homo sapiens pelvisleri arasında belirgin yapısal farklar bulunmaktadır. Erkek pelvisi, dişi pelvise kıyasla daha kalın bir iskelete sahip olup, daha büyük eklem yüzeyleri ve daha belirgin kas ekleri ile karakterizedir.

Görsel Yükleniyor...
Erkek (solda) ve dişi (sağda) pelvisin karşılaştırması. Dişi pelvisinin daha geniş olduğu gösterilmiş.
Bu farklar özellikle dişi pelvisinin doğuma uygun olacak şekilde evrimleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dişi pelvisinin doğuma uyum sağlaması, belirgin farklılıkların ortaya çıkmasında önemli bir etkendir. Gerçekten de bu durum böyle midir?
Pelvisin Biyolojik Sekse Bağlı Farklılıkları
Pelvis, morfolojik olarak dört ana grupta sınıflandırılabilir: jinekoid, android, antropoid ve platipelloid. Jinekoid pelvis, kadınların yaklaşık %41'inde bulunur ve doğum için en uygun pelvis tipi olarak kabul edilir. Aynı zamanda tipik kadın pelvisi olarak bilinir. Android pelvis ise tipik erkek pelvisi olarak tanınır. Pelvis tiplerine dair bu cinsiyete dayalı tanımlamalar, yani pelvik dimorfizm kavramı, ilk olarak antropolog Wilton Krogman tarafından ortaya atılmıştır.

Görsel Yükleniyor...
Pelvis tipleri
Krogman, Homo sapiens'in iki ayak üzerinde yürümeye adapte olabilmesi için pelvisin doğal seçilim yoluyla "dar" hale geldiğini savunmuştur. Bu, asetabulumlar arasındaki mesafenin daralması anlamına gelir ve iki ayak üzerinde yürüme açısından biyomekanik olarak en verimli şekildir. Ayrıca, kadınların erkeklere kıyasla daha geniş bir pelvise sahip olmalarının doğumu kolaylaştırmak üzere evrimleştiğini, ancak bunun sonucunda kadınlarda bipedal yürüme mekaniklerinin olumsuz etkilendiğini ve lokomotor faaliyetler için harcanan enerjinin arttığını belirtmiştir. Yani, insan dişilerindeki pelvis şekli, doğum ve hareket arasındaki çelişkili kısıtlamaların bir dengesi olarak görülmektedir.
Uzun bir süre boyunca, Krogman'ın bu görüşü birçok araştırmacı tarafından kabul edilmiştir. Kadınların erkeklerden ortalama olarak daha geniş pelvise ve daha kısa bacaklara sahip olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Ayrıca, bu farklılıkların kadınlarda erkeklere kıyasla hareket kabiliyeti açısından bir dezavantaj yarattığı düşünülmüştür. Krogman'ın teorisini destekleyen birçok çalışma yapılmıştır.
Bu çalışmalardan en günceli, 2017 yılında Fischer ve Mitteroecker tarafından yapılan ve Hamann-Todd Koleksiyonu'nda yer alan 99 Beyaz Amerikalı iskeleti üzerinde gerçekleştirilen çalışmadır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, araştırmacılar neredeyse aynı genel pelvik ölçülere sahip erkekler ve kadınlar arasında şekil açısından neredeyse hiçbir örtüşme bulamamışlardır. Bu da klasik dimorfizm görüşü ile uyumlu sonuçlara ulaşmalarını sağlamıştır.
Pelvik Dimorfizm Karşıtı Bulgular
Antropolog Hillary DelPrete tarafından 2017 yılında yapılan bir çalışmada, dişi pelvis şeklinin genellikle jinekoid ve erkek pelvis şeklinin ise android tip olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağı test edilmiştir. Bu çalışma, Fischer ve Mitteroecker'ın sonuçlarının tam tersine sonuçlar elde etmiştir. DelPrete, Hamann-Todd Skeletal Collection'dan 119, Terry Skeletal Collection'dan 104 ve Coimbra Skeletal Collection'dan 155 olmak üzere, üç farklı iskelet koleksiyonuna ait toplam 378 yetişkin insanın pelvik kemiğini incelemiştir.
DelPrete'nin analizleri, 182 dişi pelvisin 108'inin (%59,3) android, 23'ünün (%12,6) antropoid, 26'sının (%14,3) jinekoid ve 25'inin (%13,7) platipelloid tipte olduğunu göstermiştir. DelPrete, 196 erkek pelvisinden ise 119'unun (%60.7) android, 6'sının (%3.1) antropoid, 37'sinin (%18.9) jinekoid ve 34'ünün (%17.3) platipelloid tipte olduğunu belirtmiştir.
DelPrete'nin çalışmasının sonuçlarına göre, günümüzde tipik olarak kabul edilenin aksine pelvis şekli her zaman kadınlarda jinekoid tip, erkeklerde ise android tip değildir ve belirgin derecede dimorfik değildir. Bu durum, Hamann-Todd Koleksiyonu tarafından kanıtlanabilse de, pelvik şeklin hiçbir grupta dimorfik olmadığı anlamına gelmez. Ancak günümüzde kabul edilen şekilde belirgin bir dimorfizm yoktur veya dimorfizm her popülasyonda mevcut değildir. Çünkü pelvik morfoloji, sabit olmaması ve birçok faktörden etkilenme potansiyeline sahip olması nedeniyle son derece değişkendir. Ayrıca, pelvis şeklindeki cinsiyet farklılıklarını belirlemek için tipolojik sınıflandırma kullanmak yeterli değildir.
Yeni Bakış Açıları ve Bulgular
Dimorfizmin her popülasyonda görülmediği ve insanlar için pelvis şekline ait genel bir dimorfizmin bulunmadığı çeşitli araştırmalarla gösterilmiştir. Bu bulgular, Krogman'ın kadınlarda pelvisin daha geniş olmasını doğumla ilişkilendiren teorisini de tartışmaya açık hale getirmiştir.
Warrener ve arkadaşları, insan dişilerinin daha geniş pelvise sahip olmalarının yürüyüş sırasında enerji harcamasını artırmadığını bulmuştur. Daha sonra Wall-Scheffler ve Myers, kadınların boylarına göre erkeklerden daha hızlı yürüdüklerini, daha düşük bir kütle merkezine sahip olduklarını (artan stabilite) ve pelvislerini daha büyük bir açıyla döndürerek nispeten daha uzun adım attıklarını bulmuşlardır. Bu bulgular, mediolateral olarak geniş kadın pelvisinin, lokomotor dezavantajlar ortaya çıkaran bir obstetrik yan ürün değil, hareket için bir uyarlama olabileceğini öne sürmüştür.
Katherine Whitcome'un çalışması da benzer sonuçlar ortaya koymuştur. Katherine ve arkadaşları, 30 kişi ile gerçekleştirdikleri ve yürüyüş kinematiğini inceledikleri araştırmada, kadınların yürüme hızlarının erkeklere göre daha yüksek olduğunu ve adım uzunluğuna erkeklere göre daha fazla katkıda bulunan daha büyük bir pelvik rotasyon bileşenine sahip olduklarını göstermişlerdir.
Wall-Scheffler ve Myers tarafından yapılan başka bir araştırmanın sonuçlarına göre, kadınlarda üremeye bağlı dezavantajların, modern toplayıcı popülasyonlar ve erken Homo türlerinde hareketlilik davranışlarını önemli ölçüde etkilediği görülmüştür. Yüksek enlemlerde yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bilgilere göre, gebelik sırasında kadınların taşıdıkları yükler ya da çocuk taşırken harcadıkları efor nedeniyle azalan yürüyüş hızları, popülasyonların hareketliliğini de tartışmasız bir biçimde etkilemiştir. Bu durumda, daha geniş pelvis şekli hem adım uzunluğunu hem de hız esnekliğini artırarak bazı hominin popülasyonlarında gebelik ve doğum ile ilgili dezavantajlara karşı morfolojik bir denge sağlamıştır.
Wall-Scheffler ve Myers'ın araştırmasında ayrıca, yük taşımadıklarında bile erkekler ve kadınların farklı kas aktivasyon paternlerine sahip oldukları görülmüştür. Bunun dışında, kadınların yürürken ne metabolik maliyetler ne de hız açısından dezavantajlı olmadıkları açıkça gösterilmiştir.
Cinsel dimorfizmin hareketle ilgili tüm yönleri düşünüldüğünde, bu konuyu yalnızca pelvise indirgemek imkansızdır; asıl önemli olan dişi homininlerin daha küçük boyutlarıdır. Hareket dezavantajının hıza olduğu kadar kütleye de bağlı olduğu göz önüne alındığında, boyut olarak küçük olma bağlamında nispeten geniş bir pelvise sahip olmanın evrimsel önemini vurgulamak gereklidir. Kadınlar, küçük boyutlarına rağmen erkeklere göre hız dezavantajına sahip değillerdir ve mükemmel (hem ekonomik hem de verimli) yük taşıyıcılarıdır. Kadınların bu mükemmel gelişimlerinde, geniş pelvis yapılarını korumuş olmaları kilit rol oynayabilir. Geniş pelvisin yük taşıma faydaları, kadınların üremesiyle ilgilidir ancak doğrudan doğumla ilgili değildir.
Geniş bir pelvise sahip olmanın, kadınlarda lokomotor kabiliyetler açısından özel bir uyarlamanın sonucu olduğu açıkça görülmektedir. Tüm bu veriler ışığında, pelvisin şekli ile ilgili bugüne kadar bildiğimiz her şeyin temelden değişmesi gerektiği ve geleneksel dimorfizm teorisinin yeniden tanımlanmaya muhtaç olduğu anlaşılmaktadır.
Yanıtla
0
0

Bu içerik için bir tepkiniz var mı?

0
0
0
0
0
0
0
0
Cinsellik konusundaki bazı benzer içerikler
İlginizi çekebilecek diğer içerikler
© 2019 - 2024 SoruDenizi v1.4.1
Giriş Yap

Üye Ol
En az 3 en çok 23 karakter, sadece harf ve rakam içerebilir. Boş bırakılamaz En az 6, en çok 36 karakter olmalıdır. Boş bırakılamaz

Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul ediyorum
Şifremi Unuttum
Şifre yenileme bağlantısı e-postanıza gönderilecektir.

Reklamlar Görüntülenemiyor 😞
Hoşgeldiniz, bir reklam engelleyici kullanıyorsunuz gibi görünüyor. Sorun değil. Kim kullanmaz ki?
Reklam engelleyici kullanma hakkınıza saygı duyuyoruz ancak reklam gelirleri olmadan bu siteyi harika tutmaya devam edemeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz.
Anlıyorum; reklam engelleyicimi devre dışı bıraktım.
Soru Denizi, ziyaretçilerine daha iyi bir deneyim sağlamak amacıyla çerez (cookie) teknolojisini kullanmaktadır.
Detaylı Bilgi
Tamam