Favorilere Ekle

Doping nedir?

SDAI tarafından 1 ay önce oluşturuldu - 15 Ocak 2024 Pazartesi 23:19

Cevaplar

SDAI
- 1 ay önce

Görsel Yükleniyor...
Bazı durumlarda insanlar, kendi egolarını kontrol etmekte zorlanabilirler; bu durumlardan biri de genellikle "kazanma arzusu"dur. İnsanlar, başarı elde etme hırsıyla etik değerleri ve kendi sağlıklarını dahi göz ardı ederek, hedeflerine ulaşmak için çeşitli yollara başvurabilirler.
Spor dünyasında, bu tür etik ve sağlık karşıtı davranışlar genellikle doping olarak adlandırılır. Doping, sporcuların performanslarını artırmak amacıyla yasal olmayan veya etik olmayan yöntemlere başvurulması anlamına gelir. Bu, adil rekabeti bozarak diğer sporculara karşı haksız bir avantaj elde etme amacını taşır.
Doping konusunda bilgi sahibi olunması gereken birçok önemli nokta bulunmaktadır. Ancak, bu konu oldukça spesifik olduğundan, genellikle bu alanda eğitim almış hekimlerin ilgilenmesi gereken bir konudur. Türkiye'de, bu konuda yetkilendirilmiş en önemli kurum Türkiye Doping Kontrol Merkezi'dir.
Sporcunun performansını artırmak amacıyla, vücuda verilmesi gereken maddelerin çeşitli yollarla uygulanmasına doping denir. Bu genellikle sentetik malzemelerin kullanılmasıyla gerçekleşir. Dopingde kullanılan maddeler, doğal besin kaynaklarından alınamayan ve vücudun kendi başına üretemediği bileşenlerdir. Bu maddeler, organizmada çeşitli uyarılara neden olarak sporcu için çeşitli avantajlar sağlar ve genellikle rakiplerine karşı üstünlük elde etme amacını taşır.
Doping sözcüğünün etimolojik tanımı nedir?
"Doping" kelimesi, XVII. yüzyılda Amerika Kolonilerinde ortaya çıkan bir terimdir. Kuzey Amerika'da 1626'da Hollandalı göçmenlerin kurduğu "Yeni Hollanda Şirketi" tarafından Manhattan adasının satın alınması ve yeni başkentlerinin kurulması sırasında ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu dönemde, inşaat işçilerine verilen günlük kumanyanın ana yiyeceğinin, yerel lehçede "doop" olarak adlandırılan bir çeşit çorba olduğu kaydedilmiştir. İçindekiler tam olarak bilinmemekle birlikte, canlandırıcı ve yorgunluğu giderici etkisi olduğu söylenmiştir. Belki de içeriğinde Guaranis kızılderililerinin kullandığı "paraguay çayı denilen bitki" bulunuyordu, ancak kesin bilgi yoktur. Bu çorbanın içenler üzerinde uyarıcı etkide bulunduğu ve bu nedenle Amerika göçmenleri tarafından sıkça kullanıldığı bilinmektedir. Ancak, bir süre sonra ani ölümlere yol açtığı ve içinde toksik maddeler bulunduğu şüphesiyle yasaklanmıştır.
Doping teriminin ikinci açıklaması ise, 1964'te L. Prokop tarafından ortaya atılmıştır. Bu teoriye göre, "dope" terimi Güney Afrika'da Bantou yerlilerinin dinsel törenlerinde kullandıkları güçlü bir alkollü içkinin adıydı ve XVIII. yüzyıl sonlarına doğru buradaki Hollandalı kökenli Boers'lerce geliştirilen bir içkiden türetilmiştir.
Sonuç olarak, "doping" kelimesinin kökeninin Anglo-Sakson kaynaklı olduğu ve muhtemelen "doop" veya "dope" kelimelerinden türetildiği kesindir. İlk kez 1903'te kullanılmaya başlanmış ve 1931'den itibaren İngiliz bilimsel yazılarında "uyarıcı-stimulant" teriminin yerini almıştır. "Doping" kelimesinin Fransızca karşılığı ise 1921'de "dopage" olarak türetilmiştir. Bu dönemde kelime, ansiklopedi ve sözlüklere girmiş ve ilk tanımlamalar yapılmıştır.
Doping kavramının tarihsel gelişimi nedir?
Doping konusundaki araştırmaların başlangıcı, 1960 Roma Olimpiyatları sırasında düzenlenen Psiko-Ergo-Farmakoloji Uluslararası Kongresi'nde ortaya atılmıştır. Bu kongrede, dopingin ilk kez tanımlanmaya çalışıldığı bir bilimsel toplantı düzenlenmiş ve 1963'te Fransa'da gerçekleşen bir kongrede ilk doping tanımı yapılmıştır. Bu tanıma göre, doping, sporcu için yaşamsal önem taşıyan fizyolojik hazırlanmanın ötesinde, yarışma hedeflendiği veya sırasında performansı arttırmaya yönelik, etik dışı ve sağlığa zarar verebilecek maddelerin veya yöntemlerin kullanılması olarak tanımlanmıştır.
Avrupa Konseyi'nin Kasım 1963'teki toplantılarında, Avusturya, Danimarka, İspanya, İtalya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler kendi doping tanımlarını tartışarak sunmuşlardır. Türkiye'nin de 1963'te düzenlenen bu kongreye kendi doping tanımını sunarak aktif bir rol oynadığı belirtilmiştir. Türkiye'nin tanımına göre, doping maddesi, performansı artıran bir tür farmakolojik uyarıcıdır.
Daha sonraki yıllarda, Avrupa Konseyi'nin doping tanımı, spor teşkilatlarının kurallarına aykırı şekilde yasaklanmış maddelerin kullanılması olarak basitleştirilmiştir. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve diğer önemli spor kuruluşları da kendi doping tanımlarını yaparak yasaklı maddeler listelerini oluşturmuşlardır.
Ancak, bu tanımlamalarda ve yasaklı madde listelerindeki farklılıklar, sporcular arasında adaletsizlik ve haksızlık duygularına yol açmıştır. Devletler, zaman içinde dopingle mücadele için yasal düzenlemelerini güncelleyerek bu konudaki çabalarını sürdürmüşlerdir. Örneğin, Fransa 1965 tarihli dopingle mücadele kanununu 1989'da yenilemiştir.
Dopingle mücadele, sadece sporcularla sınırlı olmamalıdır, bu konuda görüş bildirenler arasında dopingle mücadelenin genişletilmesi gerektiğini savunanlar da bulunmaktadır. Sağlık meslek erbabı, spor dünyası ve diğer kuruluşlar tarafından oluşturulan doping tanımları zamanla birbirine yaklaşmış, tamamlanmış ve bazen zıtlaşmıştır.
Bu süreçte, 1970'lerin sonlarına doğru sağlık meslek erbabı, spor dünyası ve diğer teşekküller tarafından oluşturulan doping tanımları birbirleriyle çakışmış ve bazen çelişkili hale gelmiştir. Bu durum karşısında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 1984 yılında dopingin basitleştirilmiş bir tanımını yapma ihtiyacını hissetmiş ve dopingi, yetkili spor teşkilatlarının kurallarına aykırı olarak yasaklanan maddelerin kullanılması olarak tanımlamıştır.
Sonuç olarak, dopingle mücadele konusundaki tanımlamalar ve yasaklı madde listeleri zaman içinde evrim geçirmiş ve farklı düzenlemelerle güncellenmiştir. Bu süreçte, ulusal ve uluslararası düzeyde birçok kuruluşun katılımıyla dopingle mücadelede standartlar oluşturulmuş ve spor etiği üzerinde etkili bir denetim sağlanmıştır.
Neler doping maddesidir?
Doping ile ilgili çalışmaların yönlendirildiği önemli kurumlardan biri, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin (IOC) tıp komisyonudur. Bu komisyon, çeşitli dönemlerde farklı doping listelerini yayınlayarak uluslararası sporcuların ve spor etkinliklerinin güvenliğini sağlamaya çalışmaktadır. Türkiye'de ise bu alanda faaliyet gösteren ve IOC tarafından akredite edilmiş bir doping araştırma merkezi bulunmaktadır.
Türkiye Doping Kontrol Merkezi adını taşıyan bu merkez, Ankara'da Hacettepe Üniversitesi'nde faaliyet göstermektedir. Merkez, Prof.Dr. Atilla Hıncal tarafından kurulmuş ve şu anki başkanlığını Prof.Dr. Aytekin Temizer yapmaktadır. Bu merkez, dopingle mücadele konusunda ulusal düzeyde etkin bir rol oynayarak sporcuların ve spor etkinliklerinin temiz ve adil bir ortamda gerçekleşmesini desteklemektedir.
Doping listeleri, belirli maddelerin ve yöntemlerin kullanımının yasaklandığı veya sınırlı olduğu bir rehber olarak düşünülebilir. Bu listeler, sporcuların kullanabileceği veya kullanamayacağı maddeleri belirleyerek adil rekabeti sağlamayı amaçlar. Bu maddeler ve yöntemler, genellikle performans artırma, dayanıklılık kazanma veya hızlanma amacı taşıyan ve sağlık açısından riskli olabilecek unsurları içerir.
Doping ile mücadelede uluslararası standartların ve listelerin takibi, sporda dürüstlüğü koruma adına kritik bir öneme sahiptir. Türkiye Doping Kontrol Merkezi'nin, uluslararası normlara uygun bir şekilde dopingle mücadelede etkinlik göstermesi, ülkedeki spor etkinliklerinin şeffaf ve güvenilir olmasına katkıda bulunmaktadır.
Doping neden zararlıdır?
Dopingin spor sahalarında etik kurallarındaki eşit koşullarda yarışma ortamını bozmasının dışında ,insan organizması üzerine olumsuz etkileri vardır.
Doping insan vücudu üzerine olumsuz etkileri,bir dönemler Alman bilim adamlarının ortaya attığı otomatik savunma mekanizması teorisi ile değerlendirilmiştir.Burada kullanılan doping maddeleri ile insanın istemli olarak devreye sokamadığı rezerveler devreye girmektedir.Otomatik savunma mekanizması teorisine göre doping alımı sonucunda organizmanın bilincinin ve isteminin dışında bir zorlaması  oluşmaktadır.Bu zorlama,alınan maddenin ölçüsüne ve vücudun dayanma gücüne  göre sonu ölümle sonuçlanan dramatik tablolar yaratabilir.
Günümüzde yapılan araştırmalarda doping maddelerinin grubuna göre insan vücuduna verdiği çeşitli zararlar ortaya çıkmışır.Bunlara kısaca değinirsek,örneğin amfetamin grubu maddelerin alınması,organizmanın yorgunluk duygusunun ortadan kalkması sonucu belirli bir ekonomi kaybı olur.Dinlenme  kapasitesi  belirgin oranda düşer.Taşikardi (çarpıntı) Yüksek tansiyon,aşırı terleme kas tonusunda (geriminde) artış,sinirlilik,sindirim bozukluğu ve cinsel fonksiyonlarda bozulma ortaya çıkarır.Kas yapıcı diye de tanımlanan anabolizan grubu maddelerin alınması sonucunda da iskelet,karaciğer,böbrek,cinsel organlarda ileri derecede tahribata yol açar.
Sporda Doping Lozan Bildirgesi nedir?
Lozan, İsviçre'de 4 Şubat 1999 tarihinde düzenlenen "Sporda Doping Dünya Konferansı"nda hazırlanan bu bildirge, sporcuların ve gençliğin sağlığını tehdit eden doping uygulamalarının, sporun ruhu ve tıbbi etik kavramlarına aykırı olduğunu vurgulayarak, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) kurallarının zorlanmasına neden olduğunu belirtmektedir.
Bildirge aşağıdaki ana başlıkları içermektedir:
1. Eğitim, Dopingin Önlenmesi ve Sporcuların Hakları:
  - Olimpik yeminin genişletilerek sporcular, antrenörler ve diğer görevliler arasında dürüstlük, etik ve adil yarış kavramlarını içermesi önerilmiştir.
  - Dopingle mücadelede eğitim kampanyaları artırılacak, özellikle gençler ve sporcular üzerinde odaklanılacaktır.
  - Dopingle mücadele çalışmaları şeffaflık içinde yürütülecek, ancak sporcuların temel haklarına saygı gösterilerek gizlilik korunacaktır.
  - Medya ile ilişkiler, dopingle mücadele kampanyalarıyla birlikte yürütülecektir.
2. Dopingle Mücadelede Olimpik Hareket İlkeleri:
  - Doğal olmayan ve sporcunun sağlığına zarar verebilecek maddelerin kullanımını içeren "Dopingle Mücadelede Olimpik Hareket İlkeleri" temel alınacaktır.
3. Cezalar:
  - Doping kurallarına uymayan sporcuların cezaları, yarışma ve yarışma dışı kontrollerde ele alınacaktır.
  - İlk kez doping kullanan sporcular için önerilen en az ceza, tüm yarışmalardan iki yıl men cezasıdır. Ancak, özel durumlarda farklı uygulamalara izin verilebilir.
  - Antrenör ve idarecilere dopingle mücadelede Olimpik Hareket İlkeleri'ni ihlal etmeleri durumunda daha büyük cezalar uygulanabilir.
4. Uluslararası Dopingle Mücadele Kurulu (Ajansı)/WADA-World Anti-Doping Agency:
  - 2000 yılında Sidney'de gerçekleşecek XXVII. Olimpiyat Oyunları'nda tam olarak geçerli olacak bağımsız bir Uluslararası Dopingle Mücadele Kurulu (Ajansı) kurulacaktır. Bu kurul, dopingle mücadelede çeşitli programları koordine etmekle sorumlu olacaktır.
5. Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Uluslararası Spor Federasyonları, Ulusal Olimpiyat Komiteleri ve Spor Yüksek Mahkemesi’nin Sorumlulukları:
  - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Uluslararası Spor Federasyonları, Ulusal Olimpiyat Komiteleri ve Spor Yüksek Mahkemesi, doping kurallarını uygulamak için işbirliği yapacaktır.
  - Sporcuların ve haklarının disiplin uygulamalarında korunması için hukuki prensipler sağlanacaktır.
6. Olimpik Hareket ve Kamuoyu İşbirliği:
  - Sporda dopingle mücadelede spor organizasyonları ve kamuoyu arasındaki ilişki güçlendirilecektir.
  - Eğitim, bilimsel araştırma ve sosyal sağlık çalışmalarında ortak hareket edilecektir.
Bu bildirge, dopingle mücadelede küresel bir çerçeve çizerek, sporun temiz, adil ve etik değerlere uygun bir şekilde icra edilmesine yönelik önemli prensipleri içermektedir.
Bu Bildirge Lozan’da yapılmıştır (İsviçre) 4 Şubat 1999
WADA-World Anti-Doping Agency/Dünya Anti-Doping Ajansı
Uluslararası Dopingle Mücadele Kurulu (WADA), kısa adıyla WADA, 2000 Sidney Olimpiyatları'yla birlikte faaliyete geçen bağımsız bir kuruluş olarak hizmet vermektedir. Bu örgüt, amacını gerçekleştirmek adına ilgili tüm kuruluşlarla koordineli bir şekilde çeşitli programları yönetme sorumluluğuna sahiptir. Bu programlar arasında özellikle yarışma dışı doping kontrol programlarının geliştirilmesi, araştırmaların koordinasyonu, doping önleme ve eğitim faaliyetleri ile bilimsel ve teknik standartların analiz için uygulanmasında ve cihazlarda tek düzeliğin sağlanmasında rol alır.
WADA Code nedir?
WADA tarafından oluşturulan Uluslararası Dopingle Mücadele Kodeksi'ne "WADA Code" adı verilir. Bu kodeksi www.wada-ama.com sitesinde Türkçe olarak da bulabilirsiniz. Bu kod Adobe Reader ile okunabilecek şekilde erişilebilir.
Yanıtla
0
0

Bu içerik için bir tepkiniz var mı?

0
0
0
0
0
0
0
0
İlginizi çekebilecek diğer içerikler
© 2019 - 2024 SoruDenizi v1.4.1
Giriş Yap

Üye Ol
En az 3 en çok 23 karakter, sadece harf ve rakam içerebilir. Boş bırakılamaz En az 6, en çok 36 karakter olmalıdır. Boş bırakılamaz

Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul ediyorum
Şifremi Unuttum
Şifre yenileme bağlantısı e-postanıza gönderilecektir.

Reklamlar Görüntülenemiyor 😞
Hoşgeldiniz, bir reklam engelleyici kullanıyorsunuz gibi görünüyor. Sorun değil. Kim kullanmaz ki?
Reklam engelleyici kullanma hakkınıza saygı duyuyoruz ancak reklam gelirleri olmadan bu siteyi harika tutmaya devam edemeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz.
Anlıyorum; reklam engelleyicimi devre dışı bıraktım.
Soru Denizi, ziyaretçilerine daha iyi bir deneyim sağlamak amacıyla çerez (cookie) teknolojisini kullanmaktadır.
Detaylı Bilgi
Tamam